Fadime TEKİNER tarafından hazırlanan "SU KIYISI REKREASYON ALANLARININ AHP TEKNİĞİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ" başlıklı bu çalışma, 2018 yılında yapılan savunma sınavı sonucunda oybirliğiyle başarılı olmuş ve jürimiz tarafından Yüksek Lisans konusu olarak kabul edilmiştir. Ercan GÖKYER danışmanlığında hazırladığım "SU KIYISI REKREASYON ALANLARININ AHS TEKNİĞİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ" başlıklı yüksek lisans tezimin bilimsel etik değer ve kurallara uygun özgün bir çalışma olduğunu ve kabul edeceğimi beyan ederim. Aksi tespit edildiği takdirde her türlü hukuki yaptırım uygulanacaktır. Yanlış ve yersiz kullanımı önlemek için en uygun arazi kullanım kriterleri belirlenerek arazi kullanım planlaması yapılmalıdır.
Land use planning should be carried out by determining the most appropriate land use criteria to prevent misuse and inaccurate use. In this study, it aims to determine the suitable areas for recreation in the research area, to prevent abuse and to provide economic and ecological sustainability. AHP : Analitik Hiyerarşi Prosesi AHS : Analitik Hiyerarşi Süreci CBS : Coğrafi Bilgi Sistemi ÇKKV : Çok Kriterli Karar Verme ICOLD : Uluslararası Barajlar Topluluğu.
GİRİŞ
Genel Bilgiler
- Rekreasyonun Tanımı ve Özellikler
- Rekreasyon Potansiyelini Etkileyen Faktörler
- Suya Bağlı ve Kıyı Kenarı Rekreasyonu ve Aktivite Çeşitleri
- Analitik Hiyerarşi Sürecinin Yapısı
- Analitik Hiyerarşi Süreci
- Analitik Hiyerarşi Sürecine Yönelik Yapılan Çalışmalar
Analitik hiyerarşi yöntemi, karmaşık karar verme problemlerinin analizinde kullanılan bir yöntemdir ve 1968 yılında Alpert ve Myers tarafından ortaya atılmış ve Thomas Saaty L. tarafından geliştirilmiştir. Analitik hiyerarşi tekniği, karar vericinin görüş, deneyim ve zihinsel durumuna çoklu düzeyde önem vermektedir. Karar verme süreci, sınırlı sayıda seçeneği içeren faktörleri dikkate alan ve dikkate alan bir yöntemdir (Ho, 2008; Yılmaz, 2014). Bu amaçla elemanların önem değerleri (kriterler, alt kriterler ve alternatifler) analitik hiyerarşi yöntemi kullanılarak 1'den 9'a kadar numaralandırıldı, ikili karşılaştırma ölçeği oluşturuldu ve ardından ikili karşılaştırma matrisi oluşturuldu.
Uygun yerleşim seçiminin analizinde her katman ve alt değerler Analitik Hiyerarşi Yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Sevimler (2017), Uzaktan Algılama Verileri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Kullanılarak Doğal Alan Haritalaması (Karabük İli örneği) başlıklı çalışmasında analitik hiyerarşi sürecini matematiksel model olarak kullanmıştır. Küçükpehlivan (2015), Analitik Hiyerarşi Yöntemini Kullanarak Bisiklet Yolu Güzergahı Belirleme Modeli adlı çalışmasında ilk olarak probleme dayalı hedefi belirleyerek hiyerarşik yapı ile işe başlamıştır.
MATERYAL VE METOT
Materyal
Yöntem
İnceleme konusu alanın rekreasyonel uygunluğunun değerlendirilmesi bağlamında belirleyici olabilecek kriter ve alt kriterler seçilmiş, kriter ve alt kriterlerin oluşturulmasında ise daha önce araştırma konusunu araştırmış kişilerin görüşleri alınmıştır. ve bu konudaki bilgiler dikkate alınmıştır. Uygunluk katsayılarının belirlenmesinde Analitik Hiyerarşi Süreci tekniği, kriterlerin ağırlıklarının belirlenmesinde ise AHP tekniği çerçevesinde ikili karşılaştırma yöntemi kullanılmıştır. Rekreasyon alanlarının kullanımının uygunluğunu belirlemek için belirlenen faktörlerin ağırlıkları hakkında fikir edinmek amacıyla, kriterler arası karşılaştırmalı soruların yer aldığı formlar hazırlanarak, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kocasinan Belediyesi'nde görev yapan bir bölgede çalışan peyzaj mimarlarına sunulmuştur. Çalışma alanını tanır (Ek 3).
İkili karşılaştırma verileri matris şablonuna yerleştirilmiş ve matristeki ikili karşılaştırma fikirlerini sayısal verilere dönüştürmek için Saaty'nin (1988) ölçeği kullanılmıştır. Tüm bu matematiksel işlemler yapılırken "Expert Cohice" paket programı kullanılmış ve AHS yöntemindeki süreç takip edilmiştir. Çalışmada elde edilen uygunluk haritalarının FAO standartlarına dönüştürülmesi için faktörlerin önem ağırlıkları AHS ölçeğinden 4'lü Likert ölçeğine dönüştürülmüştür (Tablo 2) (FAO 1977; Akbulak, 2010).
ARAŞTIRMA BULGULARI
Araştırma Alanının Tanımı
Yamula Barajı, "Uluslararası Barajlar Topluluğu (ICOLD)" tarafından belirlenen değerler sınırları içerisinde, 2025 hm³ su hacmine, 120 metre yüksekliğe ve 85 km² su yüzeyine sahip büyük bir baraj olarak sınıflandırılmıştır. (Köylü, 2017) . Çalışma alanında 3 adet kuru dere ile Yamula baraj gölü ve Kabak deresi dışında yüzey suyu bulunmamaktadır (Anon, 2009). 2000 yılı nüfus tespit sonuçlarına göre 1623 olan yerleşim yerinin nüfusu, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2007 yılında 769 kişiye, adrese dayalı nüfus kayıt sistemine bakıldığında ise 384 kişiye düşmüştür. Nüfus Kayıt Sistemi 2018 yılı verileri (TÜİK, 2018).
Kuşçu Barajı manzarası ve yapılan sosyal tesisler nedeniyle ikinci yerleşim alanı olarak tercih edilmeye başlanmıştır (Anon, 2009).
Araştırma Alanının Doğal Özellikleri
- Topografik ve Jeomorfolojik Yapı
- Toprak özellikleri
- İklim
- Flora
- Fauna
- Jeolojik yapı
Örneğin şehir merkezinde sıcaklık 30 °C iken Erciyes Dağı'nda sıcaklığın daha düşük olacağı bilinmektedir (Somuncu, 1998). Erciyes Dağı'na baktığımızda yaz aylarının kısa olması nedeniyle dağın zirvesindeki karlar erimediği için yıl boyunca dağın yüksek kesimlerinde kalıcı kar kümeleri görülebilmektedir. Ayhan (2013), Atatürk Barajı'nın Adıyaman ilinin iklimine olan etkisinin, kış aylarında sıcaklık değerlerinin bir miktar artması nedeniyle iklimi yumuşatması olduğunu belirtmiştir.
Arslan (2017) Akkaya Barajı'nın Niğde İli iklimine etkisini araştırdığı çalışmasında rezervuar hacmi dikkate alınarak küçük bir baraj olan Akkaya Barajı'nın ildeki kuru iklime etkisini araştırmış ve sonuç olarak bundan. Yılın çoğu ayında aylık toplam yağışlarda ve aylık minimum sıcaklık değerlerinde artışlar olduğu gözlendi. Aylık maksimum ve ortalama sıcaklık, aylık ortalama bağıl nem, aylık ortalama rüzgar hızına ilişkin parametre değerlerinde düşüşler olduğu belirlendi. Bu nedenle ilin ikliminin etkilendiği belirlendi. (2004) Atatürk Barajı'nın bölgesel iklim üzerindeki etkilerini sıcaklık, nem ve yağış gibi parametrelerle araştırmış ve Şanlıurfa ve Adıyaman illerinin iklim verilerindeki değişimi ortaya çıkarmıştır. Köylü'nün (2017) Yamula Barajı ve çevresinin araştırma alanı olarak kullanıldığı çalışmasında barajın bölge iklimine etkileri araştırılmıştır.
İl yüzölçümünün yaklaşık %40'ı tarım arazilerinden, %41'i çayır ve meralardan, %11'i tarım dışı arazilerden, %8'i ise orman ve çalı alanlarından oluşmaktadır (Şekil 9) (Erdoğan, 2009). Kayseri şehrinin doğal bitki örtüsü; orman-çalı, mera ve bozkır alanları ve sulak alanlar olmak üzere üç bölümde ele alınmaktadır. Çalılık alanların %92,8'inde su erozyonu, %7,2'sinde ise toprak yetersizliği birincil sorun olarak görülmektedir (Anon, 2018b).
Kentte bulunan çayır ve meraların genel olarak otlatma amaçlı ve kışın kuru ot temini amacıyla kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca, Kayseri'nin güneyinde bulunan ve tarih öncesi çağlarda yoğun ormanlarla kaplı büyük bir volkanik dağ olan Erciyes Dağı'nda, yoğun ağaç kesimi ve otlatma sonucunda bu ormanların yerini dağ bozkır bitki toplulukları almıştır. Sultan Sazlığı Tabiatı Koruma Alanı ve yakın çevresinde çok sayıda önemli su kuşu ve memeli türü bulunmaktadır.
Kentin batı kesimi ve merkezi, Erciyes Dağı da dahil olmak üzere kalın volkanik katmanlarla kaplıdır.
Araştırma Alanının Sosyo-Kültürel Özellikleri
- Tarihçe
- Nüfus
- Sosyo-Ekonomik yapı
- Ulaşım
1924 Anayasası ile Cumhuriyet döneminde il olan Kayseri, ülkemizin ilk uçak fabrikasının kurulması ve ardından gelen demiryolu bağlantıları, 1953 yılında kurulan Sümer Konfeksiyon Fabrikası ve sanayi ile Türkiye'nin ilk büyük sanayi ve ticaret hareketlerine öncülük etmiştir. 1950'li yıllarda faaliyete geçen Kayseri, bugün ekonomik, kültürel, sağlık, eğitim, spor ve kentsel alanlarda yakaladığı ivmeyle Türkiye'nin en hızlı gelişen ve öne çıkan şehirlerinden biridir (Anon, 2014). Kayseri ilinin 2018 genel nüfus sayımı verilerine göre Kayseri ilinin toplam nüfusu 2018'dir.
Kenti incelediğimizde bu artışın nedenleri arasında kentin konumunun sağladığı avantajlar ve bir diğer etken olarak da Kayseri ekonomisinin büyümesine yardımcı olan, kentin yoğun göç almasına neden olan sanayileşme ve artan iş alanları olduğu görülmektedir. Nüfusun ekonomik olarak aktif olmayan kentsel kesimine bakıldığında %58,2'si ev hanımı, %22'si öğrenci, kırsal kesime bakıldığında ise %43'ü ev hanımıdır. Konumu itibariyle Kayseri ili ülkemizde demiryolları, havayolları ve karayolları ile kavşak görevi gören illerden biridir.
Kentin çevresiyle olan karayolu bağlantılarına baktığımızda Türkiye'nin batı bölgesini doğu ve güneydoğuya bağlayan Erzincan, Kars, Sivas, Malatya, Gaziantep, Van, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa karayolu bağlantıları önem taşıyor. Anadolu. Kayseri ilinde bulunmaktadır. Kayseri Demiryolu özelliklerine bakıldığında Avrupa'yı Orta Asya'ya bağlayan Asya-Avrupa Demiryolu olarak da bilinen güzergah üzerinde yer almaktadır.
Analitik Hiyerarşi Sürecine Ait Bulgular
Analitik hiyerarşi ölçeğinde rekreasyonel uygunluk için belirlenen kriterlerin birbirlerine göre önem düzeyleri, uzmanların verdiği cevaplar doğrultusunda hesaplanmış ve uzman seçim paket programında ikili karşılaştırma matrisine yerleştirilmiştir. Uzmanların verdiği yanıtlar doğrultusunda elde edilen 7 matrisin kriter ağırlıklarının aritmetik ortalaması tek bir sonuca dönüştürüldü (Tablo 4).
Rekreasyon Kullanım Tipi İçin Belirlenen Ölçütler, Alt Ölçütler Ve Uygunluk
Yapılan araştırmalara baktığımızda sağlıklı bir birey için en etkileyici alanların 800 metre ile 2000 metre arasındaki alanlardır (Ülker, 1992; Akten, 2008). Yapılan çalışmalar incelendiğinde bir alanın ulaşımı ne kadar kolay ve sessizse rekreasyona da o kadar uygun olduğu ortaya çıkmaktadır (Akten, 2008).
Araştırma Alanının Rekreasyonel Uygunluğuna Yönelik Elde Edilen Bulgular
Rekreasyon için en uygun alanlar erozyonun görülmediği veya çok az görüldüğü düz ve düze yakın alanlardır. Rekreasyon alanlarında gerçekleştirilebilecek faaliyetler açısından en uygun alanlar kıyıya yakın, eğimi az, ormanlık alanların yoğun olduğu, ulaşımı ve erişimi kolay, yerleşim alanlarına yakın ve yaşam alanı oluşturabilecek alanlar etrafında yoğunlaşmaktadır. Mevcut rekreasyon alanlarıyla ilişki.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuç
Doğal alanların yoğun insan baskısına maruz kalması, bu alanların insan egemenliği altına girmesine ve sınırlarının her geçen gün genişlemesine, baskının artmasına, ekolojik dengenin bozulmasına ve doğal kaynakların kaybolmasına neden olmaktadır. Rekreasyonel planlama çalışmaları ile bireylerin istek, ihtiyaç ve etkinliklerinin doğal kaynakların sürekliliğinden ve verimliliğinden ödün vermeyecek şekilde ve sürdürülebilir sistemler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bozulmaların yerel yönetimler ve halkın ulaşım, dinlenme, yerleşme ve tarım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla suiistimal edilmesine neden olduğu görülmektedir.
Çalışma alanı sınırları içerisinde yer alan baraj gölü kıyısının, baraj inşaatı, mevcut tesis ve rekreasyon alanı inşaatı gibi çeşitli nedenlerle tahrip edildiği, kirlendiği, bakımsız bırakıldığı ve yetersiz güvenlik tedbirlerinin alınmadığı görülmektedir. . ve otoyol inşaatı. Çalışma alanında göl kıyısına bakan manzaranın çekici görsel etkisi ile plansız yapılaşma ve ikincil konutların yarattığı baskı. Çalışma alanı bahar ve yaz aylarında özellikle tatil hafta sonlarında yoğun kullanıma tabi tutulmakta olup, mevcut otopark ve rekreasyonel faaliyet alanları yetersiz olup, bölgeye gelen ziyaretçilerden kaynaklanacak barbekü ve araç egzoz gazlarının olumsuz etkileyeceği düşünülmektedir. hava kalitesi.
Öneriler
Güney Kıyı Bölgesinde Doğal Peyzaj Elemanlarının Rekreasyona Uygunluğunun ve Kullanımının Belirlenmesinde Matematiksel Değerlendirme Yönteminin İncelenmesi, Doçentlik Tezi, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü, Adana, 159 s. Rekreasyon turizmi ile bu konutlarla ilgili tesislerde peyzaj tasarımının önemi arasındaki ilişkiler, Peyzaj Mimarlığı Dergisi. Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Ankara, 168 s. Arazi kullanımı değişikliğinin iklim üzerindeki etkilerinin modellenmesi.
Yüksek Lisans Tezi, KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Kadastro Enstitüsü, Trabzon, 159 s. 1997) Analitik Hiyerarşi Sürecine Giriş: Doğal Kaynak Yönetimi Teorisi ve Uygulamaları. Geçici Madde - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kısmen veya tamamen mevzuata uygun olarak onaylanıp inşa edilen 1/1000 ölçekli uygulamaya yönelik imar planlarının kıyı şeritlerine ilişkin hükümleri geçerlidir. Bu bilgi formu "Su Kenarı Rekreasyon Alanlarının AHP Tekniğine Göre Değerlendirilmesi" başlıklı yüksek lisans tezim çerçevesinde hazırlanmıştır.