Düşünme Becerileri

20 

Loading....

Loading....

Loading....

Loading....

Loading....

Texto

(1)

ARAŞTIRMA SERİSİ No.184

(2)

DÜŞÜNME BECERİLERİ

Ülkemizde halen uygulanmakta olan eğitim programının genel çizgileri 1920 ve 1930’larda geliştirilmiştir. Eğitim sistemimiz okur yazar nüfusu arttırmak üzerine kurulmuş ve bu amaç gerçekleşmiştir. Sistemin bugünkü amacı okur yazar yetiştirmek değil; yaratıcı, girişken, küresel düşünüp yerel hareket edebilen insanlar yetiştirmektir. Okullara düşen bu yeni görev, değişimin dinamiğini kavramış ve yeni durumlara kolayca uyum sağlayabilen, hatta değişimin önderliğini yapabilecek kapasitede gençler yetiştirmektir.

Günümüzdeki eğitim programı mevcut haliyle yetersiz kalmıştır. Eğitim programımız ve ölçme değerlendirme araçlarımız; okur-yazarlık, ezberleme, kelime hazinesi, genel anlayış, kalıp algılama, vb. yetenekleri geliştirmeye programlanmıştır. Bireysel yetenekler, iletişim becerileri, ekip çalışma yeterliği, sezgi, muhakeme, yaratıcılık ve hayal gücü yetenekleri ne programlarda yer almakta, ne de ölçülmektedir. Sınıflarda düşünme teşvik edilmemekte, dersi yavaşlattığı, dolayısıyla programın gerisinde kalındığı gerekçeleriyle öğrencilerin düşünmelerine izin verilmemektedir. Oysa günümüzde bu yetenekler değer kazanmaktadır. Eğitim programlarımızın ve ölçme değerlendirme araçlarımızın bu yeni değerlere yer vermesi gerekmektedir.

“Eğer yeni baştan başlayabilseydim öğrencilerime yazmayı öğretmeden önce düşünmeyi öğretirdim.” cümlesi Illinois’te bir grup öğretmeni düşünme becerileri hakkında araştırma yapmaya teşvik eden cümle olmuştur.

Kişilerin düşünme becerilerini arttırmak için uygulanabilecek yöntemler var mıdır? Daha akılcı, daha yaratıcı, daha verimli olmak öğretilebilir mi? Düşünme becerilerinin öğrenmeyle zenginleşebileceği düşüncesi bir takım programların geliştirilmesine yol açmıştır.

Düşünme Becerileri Öğretilebilir mi?

Okullar, düşünmeyi organize etmek için geliştirilmiş stratejiler, taktikler öğreterek öğrencilerin daha yüksek seviyede düşünebilmelerine yardımcı olabilirler. Zekadan bahsedildiğinde çoğu insanın aklına IQ testleri gelir. Fakat günlük konuşmalarımızda zekayı daha geniş bir anlamda kullanırız. Hızlı öğrenen, güzel konuşan, yerinde kararlar alan, problemleri sistematik ve etkili olarak çözen insanları zeki olarak nitelendiririz. Zeki insanın bu tanımı IQ testlerinden yüksek puan alan insanlardan bahsetmez. Bu tanım düşünme becerilerimizi geliştirmek istediğimiz zaman, bize neleri geliştirmemiz gerektiğini anlatır.

Zekayı belirleyen psikolojik faktörlerin neler olduğu konusunda psikologlar değişik teoriler geliştirmişlerdir. İlk teori zekanın beynin biyolojik yapısına dayandığı, öğrenmenin zekayı pek

(3)

etkilemediği şeklindedir. Bir diğer görüş zekanın taktik zenginliğinin bir sonucu olduğudur. Bu görüşe göre daha yüksek seviyede düşünebilen insanlar belleklerini kullanma konusunda daha çok taktik bilenlerdir. Örnek olarak zeka geriliğine sahip insanlar ezberleme, problem çözme konularında normal akranlarının sahip oldukları taktiklere sahip değillerdir. Bu kişilere bilişsel stratejilerin öğretilmesi öğrenme zorluklarını gidermektedir. Üçüncü bir görüş ise zekanın alan bilgisine dayandığı yönündedir. Bu görüşe göre stratejileri bilme zekayı pek etkilemez. Fakat bir alanda kavramları derinlemesine bilme, bu alanda etkili düşünme becerilerini kazandırır.

Bu üç görüşten hangisinin doğru olduğuna en uygun yanıt; hepsinin de doğru olduğu, her birine ait deliller olduğudur. Özetlersek;

Zeka = Beynin Biyolojik Yapısı + Taktikler + Alan Bilgisi

Taktik ile alan bilgisini birbirinden ayıran kesin çizgiler yoktur. Her ikisi de öğrenilir, her ikisi de bilgidir. Fakat taktikler çok genel prensipler olup birçok alanda kullanılabilirler. Alan bilgileri ise bir konuyla ilgili özel bilgilerdir.

Yüksek Seviyeli Düşünmenin Yapaylığı

Taktilerle düşünme doğal değildir. Akıcı düşünen insanlar, kendi düşünce taktiklerinin pek farkında değillerdir. Düşünme taktikleri, diğer insan davranışları gibi alıştırma yapmakla otomatikleşir. Bu konuda uzman olanlar kendi kendine işleyen düşünme taktiklerine sahiptirler. Aslında insanlar her zaman düşünmelerine yardımcı olması için taktikler geliştirmişler ve bu taktikler bizim bilişsel birikimimizi oluşturmuşlardır.

Taktiklerle zenginleştirilmeyen düşünme, insanın zayıflıklarına kurban gider.

• İnsanlar genellikle bencil bir şekilde diğer görüşleri ihmal ederler. Perkins 1985 yılında yaptığı bir araştırmada orta öğrenim, lisans ve yüksek lisans öğrenimlerinin muhakeme yeteneği üzerinde çok az etkili olduğunu bulmuştur. Az eğitimli ve çok eğitimli insanlarda karşıt fikirleri ihmal etme eğilimleri ortaya çıkmıştır.

• İnsanlar bir problemin çözümü üzerende düşünmeye meyillidirler. Bir problemle karşılaştıklarında problemin yapısını ihmal ederek hemen çözüm üretme arayışına girerler. Bazen bu yöntem işe yarar fakat bulunan ilk çözümle yetinilmesi daha iyi çözümlere ulaşılmasını engeller. Bilim adamları, problemin nasıl tanımlanabileceği, farklı şekillerde nasıl ifade edileceği, problemin çözmeye değip değmeyeceği konularında düşünmeye meyillidirler.

• Öğrenciler bilgiyi malumat türünden kuru bilgi olarak öğrenmektedirler. Bu tutum bilginin yapılandırılması girişimlerine zarar vermektedir.

(4)

Yüksek seviyeli düşünme yukarıda sayılan yaklaşımlara girilmeden, daha verimli yöntemlere yönelmemizle elde edilebilir.

Düşünme taktikleri

Düşünme taktikleri, düşünme sürecini hızlandıran, destekleyen, organize eden temsillerdir. Bu temsiller sözel, görsel ve devinim duyuşsal olabilirler. Yeterince alıştırma yapıldığı takdirde biz farkında olmadan çalışmaya başlarlar.

Düşünme Taktikleri Nasıl Öğrenilir?

Düşünme taktiği öğrenmenin üç basamağı vardır: 1. Kazanma: taktikle tanışma, öğrenme.

2. İçselleştirme: alıştırma yaparak taktiği gerektiği yer ve zamanda kullanabilme.

3. Transfer etme: Öğrenilme amacı dışında da taktiği kullanabilme. Transfer etme kendi kendine gerçekleşmez, öğrenilmesi gerekir. Transfer etmeyi öğrenme, öğrenilen taktiklerin başka alanlarda kullanılmasını teşvik etmekle ve öğrencilerin karşılaştıkları problemleri hangi yaklaşımlarla çözebilecekleri konusunda bilinçli kılınmalarıyla sağlanır.

Düşünme Becerileri Listesi

Aşağıda, düşünme işlemleri üç aşama halinde gösterilmiştir;

I. Düşünme Stratejileri Problem Çözme

1- Problemi tanıma 2- Problemi ifade etme 3- Çözüm planı seçme 4- Planı gerçekleştirme 5- Çözümü değerlendirme

Karar verme

(5)

2- Alternatifleri belirleme 3- Alternatifleri analiz etme 4- Alternatifleri sıralama

5- Üst basamaklardaki alternatifleri yargılama 6- En iyi alternatifi seçme

Kavramlaştırma

1- Örnekleri belirleme 2- Ortak özellikleri belirleme 3- Özellikleri sınıflama

4- Özellik kategorilerini ilişkilendirme 5- Ek örnekler belirleme

6- Kavram özelliklerini niteleme

II. Eleştirel Düşünme Becerileri Duyuşsal Beceriler

1. bağımsız düşünme

2. ben merkezli anlayışı farketme

3. adil düşünme: farklı görüşlere saygı gösterme 4. duygu ve düşünce arasındaki ilişkiyi anlama 5. peşin hükümlü olmama: yargıyı geciktirme 6. sorgulama cesareti geliştirme

7. iyi niyetli ve dürüst düşünme 8. düşünme azmi geliştirme

(6)

Bilişsel Beceriler

10. geçerli ve geçersiz genellemeleri farketme 11. öğrendiklerini transfer etme

12. görüş geliştirme 13. açık düşünme

14. değerlendirme için ölçüt geliştirme 15. bilgi kaynağının güvenirliğini sorgulama 16. derinlemesine inceleme

17. görüşleri analiz etme ve değerlendirme 18. çözüm üretme ve değerlendirme

19. uygulamaları analiz etme ve değerlendirme 20. eleştirel okuma

21. eleştirel dinleme

22. disiplinler arası ilişki kurma 23. soru sorma

24. farklı görüşleri karşılaştırma

25. idealle gerçeği birbiriden ayırt etme 26. kendi düşünme sürecini değerlendirme 27. önemli benzerlik ve farklılıkları tespit etme 28. varsayımları tespit etme ve değerlendirme 29. geçerli olan ve olmayan bilgileri ayırt etme 30. mantıklı yorum yapma

(7)

32. tutarsızlıkları farketme

33. sonuç çıkarma ve değerlendirme

III. Bilgiyi İşleme Becerileri

1- Geri çağırma 2- Çevirme 3- Yorumlama 4- Tahmin etme 5- Uygulama 6- Analiz 7- Sentez 8- Değerlendirme 9- Muhakeme etme

Birinci Aşama: bu bölümdeki düşünme stratejileri, karmaşık ve kapsayıcıdırlar. Problem çözme,

karar verme, kavramlaştırma işlemleri bu gruba girer.

İkinci Aşama: Bu aşamada eleştirel düşünme işlemleri olan ve birinci aşama işlemler içinde

kullanılan analiz etme ve değerlendirme vardır.

Üçüncü Aşama: Bu aşamada en temel düşünme işlemleri yer alır. Bu işlemler birini aşama

(8)

SINIF Bilgiyi İşleme Bec. Problem Çözme Str. Eleştirel Düşünme İş. Bilgiyi İşleme Bec. Karar Verme Str. 1 2 3 4 5 6 7 8

9 seçilmiş plan ve formuller tartışmaları belirleme

10 eğilim, belirtilmemiş varsayım, mantıksal yanıltmacalar 11 ifadenin gücünü belirleme 12 mantıksal yanıltmacalar, mantıksal tutarsızlıklar

Okuma Matematik, Fen B. Sos. B., Yab. Dil, Fen B. Herhangi Bir Konu Sosyal B., Yab. Dil, Resim ilişkileri analiz etme,

kompozisyonları, tartışmaları sentezleme,

birden çok kritere göre değerlendirme

hedef belirleme, seçenekleri belirleme, seçenekleri analiz etme, en iyi seçeneği

seçme

hedefleri belirleme, seçenekleri tespit etme, seçenekleri analiz etme, seçenekleri sıralama, en iyi

seçeneği seçme

hedefleri belirleme, seçenekleri tespit etme, seçenekleri analiz etme, seçenekleri sıralama, en iyi seçeneği değerlendirme, en

iyi seçeneği seçme bütünün parçalarını analiz

etme, cümleleri hikayeleri sentezleme, verilen bir kritere göre geğerlendirme

tartışmanın sebeb ve sonucunu tespit etme

gerçeğe dayalı doğrusallık kaynağın güvenirliği

bütünün parçalarını analiz etme, paragrafları, kısa

kompozisyonları sentezleme, verilen bir kritere göre değerlendirme gerçek-iddia

ilgili-ilgisiz

seçilmiş plan ve formuller

problemi tanıma, problemi ifade etme, çözüm planı seçme, planı uygulama,

planı kontrol etme

problemi tanımlama, veriyi organize etme, problemi ifade etme, çözüm planı seçme, planı uygulama,

planı kontrol etme problemi belirleme, çözüm

planı seçme, planı uygulama, cevabı kontrol

etme kıyaslama gözleme

sınıflama

kavram örnekleri verme, ortak özellikleri tespit etme,

özellikleri sınıflama özellikleri ilişkilendirme

kıyaslama gözleme sınıflama

kavram örnekleri tespit etme, ortak özellikleri tespit etme, özellikleri sınıflama, özellikleri ilişkilendirme, kritik özellikleri belirleme

(9)

David Perkins ve Edward Smith düşünme becerileri eğitimi programını 5 kategoride sınıflamışlardır:

1- Bilişsel süreç yaklaşımlı programlar 2- Strateji tabanlı programlar

3- Biçimsel düşünmeye odaklı programlar

4- Dil ve sembol kullanımını vurgulayan programlar 5- Düşünme üzerine odaklanan programlar

Bilişsel Süreçler:

Bu yaklaşım düşünme yeteneğinin; sınıflama, sıralama, kıyaslama, yordama gibi temel işlemlere dayandığını kabul eder. Temel işlemler daha küçük alt işlemlere bölünemezler. Bu tür programlardaki ana varsayım temel bilişsel işlemlerle alıştırma yapmanın düşünme yeteneklerini kuvvetlendireceği ve daha çabuk ulaşılır yapacağıdır. Bilişsel süreç yaklaşımlı düşünme becerileri programlarına örnek olarak; Feuerstein, Hoffman ve Miller (1980), Meeker (1969) ve Gagne (1967)’nin hazırladıkları programları sayabiliriz.

Strateji Belirleme:

Bu yaklaşımda karmaşık problemler çözmek için algoritmik çözüm yöntemlerine başvurulur. Matematikçi George Polya (1957) problem çözme stratejilerini şu şekilde açıklamıştır:

• Problemleri bir grafik veya tablo ile ifade etme • Problemi tekrar ifade etme

• Problemi parçalara bölme

• Benzer fakat daha basit bir problem hakkında düşünme

Strateji belirleme yaklaşımı; bireylerin, özellikle de uzmanların düşünme biçimleri üzerinde çalışan bilişsel psikoloji ve yapay zeka üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu yaklaşımla araştırma yapanlar iki soruya yanıt aramaktadırlar: (1) bir konu alanının uzmanlarının düşünme performansları acemilerinkinden yüksek midir? (2) faklı konu alanı uzmanlarının düşünmelerinde ortaklıklar var mıdır?

(10)

Uzmanlar acemilere göre problemi kavramsallaştırma, alternatif yollarla ifade etme, ve planlama üzerinde daha fazla zaman harcamaktadırlar. Bu bulgular doğrultusunda, strateji belirme yaklaşımcıları kavramsallaştırma, ifade etme ve planlama etkinlikleri üzerine yoğunlaşmaktadırlar.

Biçimsel Düşünme:

Bir çok lise mezunu insan üniversiteye soyut düşünme becerilerinden yoksun olarak başlamaktadır. Piaget’e göre bu kişiler bilişsel gelişimin somut işlemler devresini aşamamışlardır. Bu tür öğrencileri biçimsel düşünme aşamasına getirebilmek için programlar geliştirilmiştir. Biçimsel düşünme yaklaşımı, geleneksel programların öğrencinin aktif katılımını sağlamak üzere değiştirilmesiyle ilgilenir, Öğrenci katılımı, araştırması, hipotez üretmesi ve test etmesi üzerinde durur.

Örnek olarak Karplus (1974) tarafından geliştirilen öğretimde öğrenme dönüşümü adlı yaklaşım öğrenmenin araştırma, keşfetme ve uygulama olarak üç aşaması olduğu kabul edilir. İlk aşamada öğrenciler hayatın çeşitli yönleri hakkında bilgi toplamak için somut objeler ve benzerliklerle çalışarak araştırma yaparlar. Keşfetme aşamasında öğrenciler, topladıkları verileri genelleştirmeye ve tecrübelerinin sınırlarını aşan prensipler üretmeye yönlendirilirler. Son aşamada ise öğrenciler, ürettikleri prensipleri diğer alanlarda kullanmaya başlarlar. Öğrencilerin somut ve özelden soyut ve genele gitmeleri yaklaşımda Piaget’in etkisini göstermektedir.

Dil ve Sembol Kullanımı:

Bu yöntem, yazmayı ve düşüncelerin denklemler gibi sözel olmayan sembollerle ifade edilmesini içerir. Yazma eylemi düşüncelerin net olarak ifade edilmesini, plan yapmayı, amaca yönelik çalışmayı, bir işi alt parçalara ayırmayı, parçaları birleştirerek bir bütün oluşturmayı gerektirir. Bazı araştırmacılar yazma becerilerinin geliştirilmesinin düşünme becerilerini zenginleştireceğine inanmaktadırlar. Yazma, somut ürünler ortaya koyarak değerlendirme yapmayı kolaylaştırır. Bu yaklaşım programlardan çok, kitap yazımında uygulanmaktadır. Uğraş, yap, tamamla ve Küçük, kırmızı yazı kitabı dil ve sembol kullanımı yaklaşımıyla yazılmış olan kitaplardır.

Düşünme Hakkında Düşünme:

Bu yöntemde düşünme hakkında düşünmenin, düşünme becerilerini arttırdığı savunulmaktadır. Öğrencileri düşünme hakkında düşünmeye yönlendiren bir program Montclair State Koleji’nde geliştirilmiş olan çocuklar için felsefe programıdır. Bu programda öğrenciler sorgulama, keşfetme, genelleme, sebep-sonuç bulma gibi konularda düşünmeye yönlendirilmektedirler. Araştırmalar düşünme seviyemizin genel olarak optimal düzeyin altında olduğunu belirtmektedir. Düşünür olarak insanın kendi zayıf ve güçlü yanlarını bilmesi, güçlü yanlarını geliştirerek, zayıflıklarını da telafi ederek hataya düşmesini engelleyebilir.

(11)

Programlar hakkında veriler hangi program türünün daha iyi olduğu hakkında karar verebilmek için yeterli değildir. Şimdilik net olarak belli olan henüz kimsenin etkili düşünme becerileri öğretimini tam olarak gerçekleştiremediğidir.

Eğitimi Yeniden Yapılandırma:

Düşünme becerileri eğitimi, eğitimcilere öğrenci seçimi, sıralaması, konularındaki inançlarını değiştirmeleri gereken bir arenaya çekmektedir. Düşünme becerileri eğitiminin sonucu olarak eğitilemez olarak nitelenen bir çok öğrenci eğitilebilecektir.

Yeniden yapılanmayla ilgili özellikler:

ƒ Öğrenmeyi öğrenme becerileri: öğrenmeyi öğrenme becerileri öğretimi öğretmen merkezli eğitimden öğrenci merkezli eğitime geçilmesini gerekmektedir.

ƒ Eğitim programlarının anahtar kavramları ön plana alıp bu kavramları öğrencilerin doğal öğrenme yöntemleri ile tutarlı bir şekilde öğrenebilmeleri için değiştirilmeleri gerekmektedir. ƒ Artan sayıda araştırmalar, bilginin görüntüler ve kelimeler olarak iki şekilde belleğe

kaydedildiğini göstermektedir. Biçimsel eğitimde ise sözel olmayan öğrenmelere karşı ilgisizlik ve güvensizlik vardır. Burada tavsiye edilen öğretmenlerin öğrenmenin sözel yönlerine verdikleri önem kadar sözel olmayan yönlerine de önem vermeleridir. Organize edilmiş bilgilerin daha kolay öğrenildiğini bilmekteyiz. İçeriğin durağan veriler olarak öğrenilmesinden çok akıcı bilgi olarak görüntülenmesi ve öğrencinin geçmiş öğrenmelerine uyacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

ƒ Muhakeme becerileri: muhakeme becerilerinin gelişimi için öğretmenin öğrenci ile bilgi arasında durduğu sonuca odaklı bilgilendirme modelinden öğretmenin öğrenci ile bilgi arasında tampon görevi gördüğü süreç odaklı modele geçme gerekliliği vardır.

ƒ Testler ve değerlendirme: öğrenciler sorumlu tutuldukları işleri ciddiye almaktadırlar. O halde bu modelde yer alan konular değerlendirmede yer almalıdır. Fakat bahsedilen becerilerin çoktan seçmeli testlerle değerlendirilmesi mümkün değildir. Ve bazı becerilerin değerlendirilmesinde kullanılan kriterlerin tek bir doğru cevabı yoktur. Düşünme becerilerini değerlendirmede nitel araştırmalarla ilgili olan veri toplama teknikleri kullanılmaktadır.

Düşünme becerileri eğitimi programının ana hatları:

ƒ eğitim programı her sınıf seviyesinde 3 – 5 beceriyi öğretmeye ve pekiştirmeye odaklanmalı. ƒ Eğitim materyalleri öğretilmesi planlanan beceriler hakkında öğretmenlere detaylı bilgi vermeli

(12)

ƒ Düşünme becerilerinin öğretiminde, pekiştirilmesinde ve geliştirilmesinde birden çok konu alanı kullanılmalı

ƒ Düşünme becerileri ile ilgili eğitim programı birden çok öğretim ortamını kullanmalı.

California’da uygulanan düşünme becerileri eğitiminden sonra öğrencilerde şu davranış değişiklikleri gözlenmiştir.

ƒ Düşünmede esneklik

ƒ Sosyal hayat ve okulda yüksek seviyeli düşünme becerilerinin uygulanması

ƒ Yazılı ve sözlü iletişimde bilgiyi işlemenin ve ilişkileri anlamanın arttığını gösteren yüksek seviyeli düşünceleri ifade etme.

ELEŞTİREL DÜŞÜNME

Beyer’e (1986) göre eleştirel düşünme, ciddi bir yargıya konu olma, Kazancı’ya göre bir problem durumunu bilimsel, kültürel ve sosyal standart ölçütlere göre tutarlılık ve geçerlilik bakımından uygulama; geçerlilik bakımından yargılama ve değerlendirmede işe koşulan tavır, bilgi ve beceri süreçlerinin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Ennis (1985) ise eleştirel düşünmeyi; neye inanacağını, yada ne yapacağına karar verme süreci olarak tanımlar. Sternberk (1985)’e göre eleştirel düşünme; zihinsel süreçlerle kişinin problem çözmede kullandığı stratejilerdir.

Poul (1992) ise eleştirel düşünmeyi; disipline edilmiş bir düşünce öğesine yönelmiş kusursuz düşünebilme olarak tanımlamıştır. Eleştirel düşünme rasyonel bir şekilde belirli iddiaların akla yatkınlığını yargılama yeteneğini kanıtla tartmayı, üstü kapalı şeyleri mantıklı bir şekilde iddia etmeyi, karşıt fikirler ve alternatif hipotezler sunmayı gerektirir. Kısaca eleştirel düşünme kabul edilebilir standartlarda temellenen ifadelerin yargılanmasıdır. Bütün tanımlar incelendiğinde, bilginin düzenlenmesi, organize edilmesi ve organize edilen bilginin problem çözümünde kullanılması esastır. Eleştirel düşünme becerisinin bireye kazandırılmasının veya bireyde geliştirilmesinin amacı içinde bulunduğu yaşam içinde karşılaştığı sorunları daha etkin bir şekilde çözmesini sağlamaktır.

Beyer (1986) eleştirel düşünme sürecinde işlemlerin çekirdeğini şu basamaklardan oluştuğunu söylemektedir.

ƒ Değer iddiaları ile doğrulanabilir olguları ayırt etme, ƒ Bir kaynağın güvenirliğini saptama,

(13)

ƒ Bilgi iddia ve nedenlerin uygun olanlarını olmayanlardan ayırt etme, ƒ Önyargıyı açığa çıkarma,

ƒ İfade edilmemiş varsayımları tanıma,

ƒ Belirsiz ya da karmaşık anlamlı düşünceleri tanıma,

ƒ Akıl yürütmede bulunabilecek mantıksal tutarlılıkları tanıma, ƒ Bir düşüncenin gücünü saptama.

Eleştirel düşünme bir toplumda normal karşılanıyorsa yaygınlaşacaktır. Çünkü eleştirel düşünme hayattaki problemlerimizi çözmemizi sağlar. Eleştirel düşünme eğitiminin verildiği bir eğitim kurumu gerçektende iyi vatandaşlar yetiştirebilir.

Sıradan ve eleştirel düşünmeleri şu şekilde listeleyebiliriz:

Sıradan Düşünme Eleştirel Düşünme

• Tahmin etme Kestirme

• Tercih etme Değerlendirme

• Gruplama Sınıflama

• İnanma Varsayma

• Anlama Mantıksal anlama

• İlişkileri fark etme İlişkiler arasındaki ilişkileri fark etme

• Sanma Varsayımlaştırma

• Sebepsiz alternatifler sunma Alternatifleri sebepleriyle beraber sunma • Kritersiz yargılama Kriterli yargılama

Eleştirel düşünmenin beş ana kuralı bulunmaktadır.

1. Tutarlılık: eleştirel düşünen, düşüncedeki tezatlıkları ortadan kaldırabilmelidir. 2. Birleştirme: eleştirel düşünen, düşüncenin tüm boyutlarını ele alabilmelidir.

(14)

3. Uygulanabilme: kişi anlayabildiklerini de ekleyerek anladıklarını bir modelde uygulayabilmelidir.

4. Yeterlilik: eleştirel düşünen kişi, deneyimlerini ve sonuçlarını sağlam bir şekilde oturtabilmelidir.

5. İletişim kurabilme: eleştirel düşünen kişi, düşündüklerini birleştirerek anladıklarını çevresine anlaşılır bir şekilde iletebilmelidir.

Eleştirel Düşünme Eğitimi

Darch ve Kameenui (1987) eleştirel okumanın eleştirel düşünmeyle ilgisi olduğunu öne sürmüştür. Ona göre okuma becerilerinin geliştirebilmesi için;

a) yanlış bilgiyi farketme yeteneği, b) sebep-sonuç ilişkisinin farkına varma,

c) yanlış verilmiş referansın farkına varma yeteneği ile sağlanabilir. Bu tür becerileri doğrudan öğretim yoluyla öğrencilerin verilen bilgi arasında işe yarayan ve yaramayanları ayırt etmeleri sağlanmış olur.

Eleştirel düşünmeyi öğretmek, hem doğrudan hem de dolaylı yoldan birlikte yürütülebilir. Bunlar, faaliyet öğrenciye açıklandıktan sonra yapılır. Doğrudan öğretim, doğru ve özel bilgiyi öğrenciden almayı gerektirir. Örnekler verilir, kısa cevaplı sorular sorulur. Bu tür doğrudan sorular genellikle yapılacak aktivitenin temel kurallarını belirler. Dolaylı öğretim ise kısa cevaplı olmayan bilinen gerçeklerin tekrarı olmayan yüksek düzeydeki sorularla gerçekleşir. Öğrencilerin düşünüp fikir üretmeleri ve çözüm bulmaları beklenir.

Trip (1990) iletişim dersinde, problem çözme ve tartışma tekniğini kullanır ve öğrenciler; 1. okulla ilgili problemi seçerler, tanımlar ve parametrelerini ortaya koyarlar,

2. konusunu, ciddiliğini ve potansiyel etkisi ile altındaki nedenleri tanımlamak için problemi analiz ederler,

3. yaratıcı çözümler üretmek için planlı görüşmeler ve toplantılar yaparlar,

4. önerilen çözümlerin uygulanabilirliği ve etkinliği bakımından potansiyelini belirlerler, 5. çözümler üzerinde fikir birliğine varırlar,

(15)

Öğrenciler yukarıda sıralanan durumlardan yararlanarak öğrenciler bireysel ve grup tartışmalarına teşvik edilir ve uygulamalar yaptırılır. Eleştirel düşünmeyi kolaylaştırıcı bir diğer etken de, yazarak metin üretme yoludur. Yazılı metinler üretme, yeni buluş ve düşüncelerin uyarıcı niteliğinde ve eleştirici düşünmeye yardımcı olduğu bilinmektedir. Öğrencilerin düşüncelerini serbestçe belirtmeleri , başarılı olmaları için bazı risklere atılmaları ve sıkça egzersiz yapmaları onların yaşamlarında her konuda rahat olmalarını sağlar.

Gerçek dünyada meydana gelen olayları sınıf ortamına taşımada eleştirel düşünmeden oldukça fazla yararlanılmaktadır. Bir çok eğitimci ve psikolog, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini genelleşmiş kullanımını geliştirebilmesi için bir çok değişik düzeyde eğitici düşünme becerilerini öğrenmeleri konusunda hem fikirdir. Öyle ki, öğretmenden eğitimini bütünleştirici düşünme becerisi ile birleştirmesi beklenemez. Öğrenilen beceriler belirli bir metne göre değişebilir. Örneğin problem çözme stratejisinin öğretilmesi kimya dersi için yararlı olabilir. Bu yüzden öğretmenler eleştirel düşünme becerilerine hem dersin öğrenilmesini kolaylaştırmak hem de belirli bir içerik üzerine eleştirel becerilerini yükseltmek için kullanırlar.

Bazı eğitimciler yazmanın eleştirel düşünme için önemli olduğunu vurgulamaktadırlar. Çünkü eleştirel düşünme bir metni okurken olayları çok boyutlu göre ve yeni durumları keşfetmeye sevk eder. Niçin sorusu sorularak öğrencilerin eleştirel becerileri geliştirebilir. Eleştirel düşünme ile okuma arasında, ayrıca yazma ile mantıklı düşünebilme arasında sıkı bir ilişki vardır. Grup etkinliklerinin arttırılmasının eleştirel düşünmeyi arttırdığı görülmüştür.

Eleştirel Düşünme Öğretimi Vermede Başarılı Olan Öğretmenlerin Kullandıkları Yöntemler:

1991’de yirmi sosyal bilgiler öğretmeni üzerinde yapılan bir araştırmada eleştirel düşünme öğretiminde başarılı olan öğretmenlerin kullandıkları yöntemler şöyle sırlanmıştır.

1- Yüzeysel olarak bir çok konu işleme yerine derinlemesine birkaç konu işleme, 2- Derslerde yüksek tutarlılık ve devamlılık,

3- Öğrencilere soruları cevaplandırmaları için yeterli süre tanıma, 4- Düşünmeye sevk edici sorular sorma,

5- Öğretmenin düşünen insan modeli olması,

(16)

Eleştirel Düşünmenin Önündeki Engeller:

ABD’de 11. Sınıf tarih öğretmenleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre eleştirel düşünme eğiliminin önündeki engeller şu şekilde belirlenmiştir.

1- Yeni programın uygulanması için öğretmenlerin rollerini değiştirmeleri gereği,

2- Eleştirel düşünme eğitimi programının, öğretmenlerin öğrenciler hakkındaki düşüncelerini değiştirmesi gereği

3- Öğretmenlerin öğrencileri sıkı kontrol altında tutmak ve onlara mesafeli davranmak istemeleri, programın disiplini bozacağını öğrencilerle aralarındaki mesafeyi azaltacağını düşünmeleri, 4- Öğretmenlerin kendilerini alanlarında yeterli görmeleri, alanlarındaki bilgilerin sabit kaldığına

inanmaları,

5- Öğretmenlerin öğrencilerin eleştirel düşünmemelerinin sebebi olarak konuyu iyi bilmemelerini düşünmelerini,

6- Eğitim programını yetiştirmeye çalışan öğretmenlerin Eleştirel düşünme eğitimine yeterince zaman ayırmamaları,

7- Öğretmenlerin başarısız duruma düşmemek için öğrencileri testlere hazırlama üzerine odaklaşmaları

YARATICI DÜŞÜNME

Yaratıcılık psiko-analitik yaklaşımı benimseyen psikologların görüşüne göre insan yapısının olumsuz yönlerinden oluşur. Bireyin iç çatışmalarının ve saldırgan enerjisinin onaylanan kültürel davranışlara dönüşmesidir. Örneğin üst düzeyde yaratıcı kabul edilen bir mimar, aynı zamanda nörotik eğilimler gösterir.

Hümanistik yaklaşımı benimseyen eğitim psikologlarına göre ise yaratıcılık insanın olumlu yanlarıyla ilgilidir, insanlar yaratıcı düşünce için kayda değer güçlerle doğarlar. Serbest bir ortamda bu güçler her insanda tam olarak gelişebilir. Çatışma yaratıcılığı engeller. Bireyin ifadesinin kabul edilmesi onun yaratıcılığını olumlu yönde; bireysel başarının olumsuz yönde değerlendirilmesi ise onun yaratıcılığını olumsuz yönde etkiler.

Çevresel yaklaşımı benimseyen psikologlara göre, yaratıcılık nitelikli tecrübelerle öğrenilmiş davranışlardır; problem çözmede özgün bir yol bulmaya işaret eder. Yaratıcılık ilgili davranışların desteklenmesi ve bireyin yaratıcı olmak için eğitilmesiyle gelişir.

(17)

Psikolog ve eğitimcilerin kabul ettikleri bazı özellikler, yaratıcılığın tanımlanmasından çok, onu süreç ve ürün olarak tanımaya yardımcı olabilir, bunlar;

1- Meydana getirilen ürün özgün olmalıdır.

2- Olgular arasında ilişki kurma yeteneği, düşünmede esneklik, bilgi üretiminde akıcılık önemlidir.

3- Özgün ürünün oluşabilmesi için, bireyin ilgilendiği alandaki sembol ve araçları çok iyi öğrenmiş olması, birleştirmede etkili olması beklenir.

4- İş, duygu ve düşünce bütünlüğü içinde sürekli ilgi ve özenle yapılmalıdır. 5- Birey hayal kurmamalı, işini planlarken hayal gücü yoluyla düşünmelidir.

6- Yaratıcı düşüncenin ne zaman ortaya çıkacağı önceden kestirilemez. Bireye bol gereç, zaman ve kendi kendine kalma olanağı verilmelidir.

7- Yaratıcılık, algısal, duygusal ve kültürel bir bütünlüktür.

Kagan ve Wallach ilkokul öğrencilerine serbest bir ortamda uyguladıkları yaratıcılık testi ve standart zeka testleri verilerine doğrultusunda çocukları dört gruba ayırdılar. Bu gruplardaki öğrencilerin kişilik özelliklerini belirlemeye çalıştılar:

1- Yaratıcılık ve zeka düzeyi yüksek öğrenciler: Bu gruptaki çocukların uyumlu, başarılı, amaçlı ve arkadaşları tarafından değerli bulunan öğrenciler olduğu gözlendi.

2- Yaratıcılık ve zeka düzeyi düşük olan öğrenciler: Bu gruptakilerin kendilerine güvenleri az, arkadaşları tarafından kabul edilmeyen çocuklar olduğu görüldü. Bu çocuklar kendilerini bazen atletizme, bazen kaygıya, bazen aşırı motor hareketlere yönlendiriyorlardı. Bazen de kendilerinden daha başarılı olan öğrencileri yüzeysel taklit ettikleri gözleniyordu.

3- Yaratıcılık düzeyi düşük ama zeka düzeyi yüksek olan öğrenciler: Bu gruptakilerin bazen sakin ve içe kapanma eğilimli oldukları,bazen arkadaşlarıyla ilişki kurmada güçlükleri olduğu gözlendi. Bazen de diğer insanlarla iyi anlaşabiliyorlardı. Enerjilerini akademik çalışmaya yönlendirdikleri, duygusal, rahatsız edici davranışlardan uzaklaştıkları, okula düşkün oldukları görüldü.

4- Yaratıcılık düzeyi yüksek ama zeka düzeyi düşük olan öğrenciler: Bu gruptakilerin güven duygusundan yoksun, endişeli ve tedbirli olma eğiliminde olduklar gözlendi. Yaşıtlarından

(18)

uzak oldukları ve arkadaş aramadıkları görüldü. Okulda huzurlu almadıkları ama rahat bir atmosferde yaratıcı ve mutlu oldukları gözlendi.

Yaratıcılığın Zenginleştirilmesi

Eğer yaratıcılık doğuştan getirilen eğilimlerin geliştirilmesi ise ana-baba ve eğitimcilere büyük görevler düşmektedir. Günümüzde yaratıcılığın zenginleştirici üç yaklaşım görülmektedir.

1- Bireyin yaratıcılığını destekleyen bir ortam oluşturma: Bunun için öğrencilerin kendi kendilerine başlattıkları öğrenmelere, alışılmamış görüşleri dışa vurmalarına izin verilmelidir. Eleştiriler ürünlerin mükemmelleşmelerine yardımcı olur. Ancak bu yıllarda sadece yapıcı ve olumlu eleştiriler ürünlerin gelişmesini sağlar.

Üstün zekalı çocukların ilk yıllarda tanınarak özel eğitim programlarından geçirilmeleri, özellikle gelişmiş ülkelerde yaygındır. Yaratıcı bireylerin yaşamlarının ilk yıllarında tanınarak özel bir programla yetiştirilmeleri toplumda yetenekli insan sayısını arttıracaktır.

2- Yanal (Lateral) düşünme: Bu model Edward de Bono tarafından geliştirilmiştir. Mantığa ters düşen düşünmeyi cesaretlendirir. Beynin sağ yarımı ile sınır dışı düşünme ve olaya farklı bakış açısı geliştirmeyi esas alır.

3- Sosyodramatik model kullanma: Torrance’ın geliştirdiği bu modele göre, önce bireyin problemle ilgilenmesi sağlanmalıdır. Birey, daha sonra problem çevresinde duygularını canlı bir biçimde yansıtmalıdır. Bireyin yaratıcılığını geliştirebileceği bu süreçte aşağıdaki ilkeler dikkate alınmalıdır.

ƒ Problemle ilgili çatışma ve sonuçları geliştirmede kilit karakterlerin düşünülmesi ve bulunulması sağlanmalıdır.

ƒ Ürüne, dinleyicilerin de katılması sağlanmalıdır.

ƒ Çatışan düşünceleri belli etme ve çatışmaları çözme denemeleri geliştirilmelidir.

ƒ Olayı çözümleme durumunda, önemli noktalarda yeri geldikçe etkinliğe ara verilmelidir.

Yaratıcılığın Önündeki Engeller Algısal Engeller

• Problemi ayırmada güçlük,

(19)

• Terimleri anlamada yetersizlik,

• Gözlemlerde tüm duyuları kullanmada başarısızlık, • Uzak ilişkileri görmede güçlük,

• Açık değerlendirmedeki güçlük, • Neden-etki ayırımında güçlük.

Duyusal Engeller

• Kendini aptal yerine koyna ya da hata yapma korkusu • Düşünmede esnekliğin olmayışı

• İlk akla gelen görüşü hemen kabul etme

• Hemen başarıya ulaşmak için üst düzeyde güdülenme • Güvence için tutku düzeyinde bir istek

• Bağımlılık, meslektaşlara güvenmeme ve denetim korkusu • Bir problemi tamamlama ve test etmede dürtü azlığı • İşe çözüm getirmede dürtü azlığı.

YANSITICI DÜŞÜNME

John Dewey 19 yy. başında toplumun en önemli gereksiniminin öğrencilerin okulda öğrendiklerini yaşama yansıtmayı öğrenmeleri olduğunu belirtmiştir. Okullarda öğrencilere yardım etmenin en iyi yolunun yansıtıcı düşünmeyi öğretmek olduğu ifade edilmektedir. Dewey, nasıl düşünürüz adlı eserinde yansıtıcı düşünceyi, etkin, tutarlı ve dikkatli bir düşünme biçimi olarak tanımlamaktadır. Yansıtıcı düşünmenin eğitim için doğurgaları şöyle özetlenebilir:

1- Eğitim, öğretmen rehberliğinde çalışan bir grubun ortaya koyduğu üründür.

2- Öğrenciler, açık, kesin ve merak uyandırıcı bilgiler sunulduğu için harekete geçerler. 3- Öğretmen otoriter olmaktan çok yaptığı hataları kabul etmeye hazır olmalıdır.

(20)

Yaratıcı düşünceyi benimsemiş öğretmelerin özelliklerini Norton aşağıdaki gibi sıralar:

1- Her zaman öğretme sürecini değerlendirir, değişiklik yapmak için düşünür ya da düşüncelerini yansıtır.

2- Açık fikirlidirler. Kendi görüşlerine ve öğretim uygulamalarına karşı soru ve tepkilere daima açık davranırlar, alternatif çözümler üretirler.

3- Öğrencilerin bireysel eğitimsel ve duygusal gereksinimlerinden kendilerini sorumlu tutarlar. Her çocuğun gelişim aşamalarını sürekli kontrol altında tutarlar.

4- Yansımacı düşünmeye sahip öğretmenler, öğretme sanatı ve bilimin iyi yönleriyle ilgilenirler. Bu tutum onların kim olduklarını anlamalarına yardım ettiği için bundan zevk alırlar.

5- Yansımacı öğretmenler, ilerisini görürler ve öğrencilerin de ileriyi görmelerine yardımcı olurlar. 6- Yansımacı öğretmenler, sorunlarla uğraşırken buları sadece tanımlayıp genelleme yapmakla

değil, aynı zamanda kendi mesleki gelişimlerini ve uygulama anlayışlarını değiştirmek için kullanırlar.

Sonuç olarak yansımacı düşünmeye sahip öğretmenler, öğretme öğrenme sürecindeki hem kuram hem de uygulamadan öğrenebilecekleri her şeyi öğrenmek isterler.

Yansımacı düşünmeyi eğitime aktarabilmek için öncelikle temel düşünme becerilerine ve destekleyici bir ortama sahip olmak gerekir. Bu düşünme tarzını geliştirebilmek için de otobiyografik yazı yazma, hayal gücünü kullanma, grup tartışmaları yapma, öğretim programlarını analiz etme ve geliştirme gibi çalışmalara yer vermelidir.

Imagem

Referências

temas relacionados :